Kültür ve Turizm Bakanlığı izniyle; Konya Büyükşehir Belediyesi, Necmettin Erbakan Üniversitesi ve Meram Belediyesi iş birliğiyle yürütülen kazılar, hem bilim dünyasının hem de inanç turizminin odağı haline gelmeye devam ediyor.

TARİHİN İZLERİ GÜN YÜZÜNE ÇIKIYOR
İncil’de adı geçen nadir yerleşimlerden biri olan Lystra, özellikle Aziz Pavlus’un ziyaretleri nedeniyle Hristiyanlık tarihinde önemli bir yere sahip. Önceki kazı sezonlarında kilise ve şapel kalıntıları başta olmak üzere çok sayıda arkeolojik bulguya ulaşılmıştı.
2026 sezonunda ise çalışmalar daha da genişletildi. Kilise çevresindeki kazılar sürerken, bu yıl ilk kez nekropol alanında da kazılara başlandı. Amaç, kentin mimari yapısını daha iyi anlamak ve farklı işlevlere sahip yeni yapı kalıntılarını ortaya çıkarmak.

ULUSLARARASI İLGİ ARTIYOR
Kazı başkan yardımcısı Cahit Karakök, sezonun henüz başında olmasına rağmen yoğun ziyaretçi ilgisiyle karşılaştıklarını belirtti. Özellikle Amerika, İngiltere ve Hollanda’dan gelen ziyaretçilerin antik kenti yakından incelemesi dikkat çekti.
Karakök, Lystra’nın tarih ve inancın kesiştiği özel bir nokta olduğunu vurgulayarak, artan uluslararası ilginin bölge için büyük bir fırsat sunduğunu ifade etti.

İNANÇ TURİZMİNDE YENİ CAZİBE MERKEZİ
Henüz kazı çalışmalarının başında olmasına rağmen Lystra Antik Kenti, her geçen yıl daha fazla dikkat çekiyor. Elde edilen bulgular, bölgenin çok katmanlı tarihine ışık tutarken; inanç turizmi açısından da önemli bir destinasyon olma yolunda ilerliyor.
Uzmanlar, önümüzdeki yıllarda yapılacak kazılarla birlikte Lystra’nın hem akademik hem de turistik açıdan çok daha güçlü bir konuma ulaşacağını belirtiyor.









