Çanakkale Cephesi Neden Açıldı?
I. Dünya Savaşı’nın en kritik cephelerinden biri olan Çanakkale, Osmanlı Devleti’nin savaştan çekilmesini sağlamak ve müttefikleri Rusya ile doğrudan bağlantı kurmak isteyen İngiltere ve Fransa’nın ortak saldırısına sahne oldu.
İtilaf Devletleri’nin temel amacı, Osmanlı Devleti’nin başkenti İstanbul’u ele geçirerek Osmanlı’yı savaş dışı bırakmaktı. Aynı zamanda, Karadeniz üzerinden Rusya’ya ikmal sağlamak isteyen İngiltere ve Fransa, Osmanlı’nın güçlü savunmasıyla karşılaşacaklarını tahmin etmiyordu. Ancak Türk ordusu ve milleti, tüm imkânsızlıklara rağmen vatanlarını savunmak için destansı bir mücadele ortaya koydu.
Deniz Savaşları: Nusret Mayın Gemisi’nin Zaferi
İtilaf Devletleri, Çanakkale Boğazı’nı geçmek için 19 Şubat 1915’te Osmanlı sahil tabyalarına top atışlarıyla saldırıya başladı. 18 Mart 1915 günü, tarihin en büyük deniz savaşlarından biri yaşandı.
İngiliz ve Fransız donanmaları, en modern ve güçlü savaş gemileriyle boğazı aşmaya çalıştı. Ancak Osmanlı topçusunun direnişi ve özellikle Nusret Mayın Gemisi’nin döşediği mayınlar, savaşın seyrini değiştirdi. Kaptan Yüzbaşı Hakkı Bey komutasındaki Nusret Mayın Gemisi’nin denize bıraktığı 26 mayın, düşman donanması için ölümcül bir tuzak oldu.
Savaş sırasında, Fransız Bouvet zırhlısı mayınlara çarparak birkaç dakika içinde sulara gömüldü. İngilizlerin "HMS Irresistible" ve "HMS Ocean" zırhlıları da büyük hasar aldı ve battı. Ağır kayıplar veren İtilaf Devletleri, denizden ilerleyemeyeceklerini anlayarak kara harekâtına yönelmeye karar verdi.
Seyit Onbaşı Bir Milletin Kaderini Omuzladı
18 Mart'ta Mecidiye Tabyası bombardımana tutuldu. Askerlerin tamamına yakını şehit oldu. Geriye Seyit Onbaşı ve Niğdeli Ali kaldı. Seyit Onbaşı beline kadar toprak altında Niğdeli Ali'ye topu göstererek "kolayla" dedi.Topun vinci bozulduğu için mermiyi elle yüklemekten başka çare yoktu. Seyit Onbaşı 214 kiloluk mermiyi sırtına yüklemeyi başardı. Ve mermiyi topa yerleştirdi...
Kara Savaşları: Gelibolu Yarımadası’nda Kanlı Mücadele
Denizden geçemeyen İtilaf Devletleri, 25 Nisan 1915’te Gelibolu Yarımadası’na çıkarma yaparak Osmanlı ordusunu karadan yıkmayı amaçladı. İngiliz, Fransız, Avustralya ve Yeni Zelanda (ANZAC) birlikleri, Seddülbahir, Arıburnu ve Anafartalar gibi kritik noktalara çıkarma yaptı.
Ancak Osmanlı askerleri, vatanlarını korumak için inanılmaz bir mücadele sergiledi. Conkbayırı, Kireçtepe ve Kanlısırt gibi bölgelerde süren savaşlar, Çanakkale’nin geçilmez olduğunu bir kez daha kanıtladı.
57.Alayın Yiğitleri
Çanakkale Savaşları'nda canlarını ortaya koyarak düşmanın üzerine yürüyen ve adını tarihe "kahraman birlik" olarak altın harflerle yazdıran 19. Tümen'e bağlı 57. Alayın büyük bir bölümü şehit oldu. Fakat düşmana topraklarımızı çiğnetmedi. Bugün, bu alayın hatırası yaşatılmak için Türk ordusunda "57. Alay" adı kullanılmamaktadır.
Savaşın Sonuçları ve İtilaf Kuvvetleri’nin Geri Çekilişi
Aylar süren kanlı çatışmaların ardından, İtilaf Devletleri Çanakkale’yi geçemeyeceklerini anladı. Ağır kayıplar veren düşman, Aralık 1915 – Ocak 1916 arasında Gelibolu’dan tamamen çekildi. Bu, Osmanlı ordusunun büyük bir zaferiydi.
Çanakkale Zaferi’nin Türk ve Dünya Tarihine Etkileri
Osmanlı ve Türk Tarihi Açısından:
Osmanlı Devleti’nin moral ve prestij kazanmasını sağladı.
Türk milletinin bağımsızlık ruhunu ve direncini perçinledi.
Mehmetçik’in fedakârlığı ve azmi, "Çanakkale Geçilmez" sözünü tarihe kazıdı.
Dünya Tarihi Açısından:
İtilaf Devletleri’nin planlarını sekteye uğrattı ve savaşın süresini uzattı.
İngiltere ve Fransa için büyük bir hezimet oldu.
Avustralya ve Yeni Zelanda için bir kimlik bilinci oluşmasına yol açtı. ANZAC Günü, Avustralyalılar ve Yeni Zelandalılar için önemli bir anma günü haline geldi.
Sonuç ve Çanakkale’nin Bugünkü Önemi
Bugün, Çanakkale Zaferi’nin anısını yaşatmak için Çanakkale Şehitleri Anıtı ve savaş alanları, her yıl binlerce ziyaretçi tarafından ziyaret ediliyor. Bu zafer, Türk milletinin birlik ve beraberlik içinde neler başarabileceğinin en büyük göstergesi olarak tarih kitaplarında yer alıyor.
110.yılında, vatan uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz. Çanakkale, yalnızca bir savaş değil, aynı zamanda bir milletin özgürlük ve bağımsızlık yolunda yazdığı bir destandır.
“Çanakkale Geçilmez” Ruhuyla Geleceğe
Çanakkale Zaferi’nin yıldönümünde, bu toprakları canları pahasına savunan şehitlerimizi saygı, minnet ve rahmetle anıyoruz. Onların gösterdiği fedakârlık ve kahramanlık, bizlere vatan sevgisinin en büyük örneklerinden biri olarak kalmaya devam edecek.
"ÇANAKKALE GEÇİLMEZ!"